Tüm Kampanya & Duyurulardan Haberdar Olun.

MİGREN CERRAHİSİ

MİGREN CERRAHİSİ

            

 

Migren baş ağrısı ile karakterize nörolojik bir hastalıktır. Bu hastalık çoğu zaman günlük yaşamı ciddi bir şekilde etkileyecek düzeyde baş ağrılarına sebep olabilir. Tedavide çok çeşitli ilaçlar kullanılmasına rağmen bir gurup hastada bu ilaçlarla dahi sonuç alınamamaktadır.

 

            Migren cerrahisinin ortaya çıkışı, plastik cerrahinin bazı prosedürlerinden sonra ikincil etki olarak migren ağrılarının azaldığının tespit edilmesi ile olmuştur, nedeni incelendiğinde baş etrafındaki bazı sinirlerin etrafındaki kaslar ya da damarlar tarafından sıkıştırıldığı ve asıl olarak alın kırışıklıklarını azaltmak için bu kaslara yapılan müdahalenin sinirinde rahatlatılmasını sağlayarak ağrılar üzerinde etkili olduğu ortaya konulmuştur. Bu da nöroloji hekimlerince vurgulanan baş boyun bölgesindeki kas spazmlarının tetik noktaları bilgisiyle örtüşmektedir ve bu noktalar migren cerrahisinin hedef noktalarıdır.

 

            Özelikle belirli noktalardan başlangıcı olan ilaç ile kontrol edilemeyen ya da çok sayıda ilaç kullanan hastalarda atak sıklığını, ağrı şiddetini ve kullanılan ilaç sayısını azaltmak için migren cerrahisi uygulanabilmektedir.

 

 

Migren cerrahisi bir beyin ameliyatı mıdır?

 

Hayır migren cerrahisi bir beyin ameliyatı değildir, migren cerrahisi deri altında bulunan sinirlere yönelik yapılmaktadır, migren atağının başlangıç noktasına bağlı olarak saçlı deri içinde farklı noktalardan girerek endoskobik teknikler de kullanılarak gerçekleştirilir.

 

Tüm baş ağrıları ameliyat edilir mi ?

 

Hayır tüm başı ağrıyan hastalarda migren ameliyatı teknikleri kullanılamaz, öncelikle baş ağrılarının, tümörler dahil çok çeşitli sebepleri olduğu bilinmelidir. O nedenle hastanın migren tanısının ilgili branş hekimlerince konulmuş olması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki beyin tümöründen, damarsal hastalıklara kadar birçok hastalık baş ağrısına sebep olabilmektedir.

 

 

 

Ne zaman migren ameliyatı düşünüyoruz ?

 

Öncelikle migren tanısının alınmış olası gereklidir.

İlaç kullanmasına rağmen atakların sıklığı ve şiddeti yaşamı aksatacak boyutta olduğu zaman.

Migreni kontrol altına almak için kullanılan ilaçların yan etkileri hasta üzerinde ciddi sıkıntı oluşturduğu zaman.

 

 

Hangi hastalar ameliyattan fayda görür ?

Saçlı deri ve alın bölgesinin hissiyatını sağlayan bir takım sinirlerin deri altında ilerlemeleri sırasında bir takım anatomik bölgelerde özelikle; alında, ensede, şakakta nadiren de olsa saçlı derinin herhangi bir noktasında komşu oldukları dokular tarafından sıkıştırılmaları söz konusu olabilir. Bu noktalarda migren ataklarının başladığı noktalar olarak ifade edilebilir. Migren cerrahisi için önemli olan hastanın ağrısının başladığı yer olarak gösterdiği noktanın söz konusu sinirlerin sıkışma noktalarında olup olmadığıdır. Hastanın ağrısı bu noktalarda ise işte o zaman migren cerrahisinden fayda görme ihtimalinin çok yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

 

Migren cerrahisinin başarı oranı nedir ?

 

Migren cerrahisinin başırı oranı oldukça yüksektir. Hastaların hayatındaki değişiklikler çok belirgindir. Migren cerrahisinden sonra %80 oranda olumlu sonuç alınmaktadır, bu hastaların %20 sinde ataklar tamamen geçmekte, geri kalanında ise atak sıklıkları ve şiddetleri ciddi oranda azalmakta, sadece atak esnasında alınabilecek normal ağrı kesiciler ile kontrol edilebilir hale gelmektedir. Hastaların %20 lik bir kısmı bu işlemlerden fayda görmemektedir.

 

 

Migren cerrahisinin iyileşme dönemi nasıldır ?

 

Bu konu ameliyat edilecek tetik nokta sayısına ve çeşidine göre değişmektedir. Lokal anestezi ile yapılacak bir müdahaleden genel anestezi ile 3 saat süren bir operasyona kadar değişebilir. Genelde 1 gece hastane yatışı gerekir. İyileşme dönemi tetik nokta sayısına göre değişmektedir.

En ciddi durumda 4 günlük bir ev istirahati gerekmektedir. Bazı hastalarda ameliyat sonrası iyileşme döneminde ciddi migren ağrıları ortaya çıkabilmektedir, cerrahinin tam soncunu anlamak için bazan 3 ay beklenmesi gerekebilirken bazense ameliyattan birkaç gün sonra hasta ciddi bir rahatlama yaşayabilir.